ATEİZM DERNEĞİ KİMDİR?

     

     Ateizm Derneği Türkiye Cumhuriyeti, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Millet tarafından yasal olarak tanınmış ve akredite edilmiş, kâr amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşudur. 

Ateizm Derneği, dini öğretileri ve doğaüstü inançları reddeden bireylerin kendi felsefi görüşlerini hiçbir kaygı duymaksızın ifade edebileceği özgür bir ortam yaratmayı amaçlayan; toplumuzdaki inançsızların haklarını koruyan ve dinin toplumsal bir baskı aracı olarak kullanılmasına karşı mücadele veren bir kuruluştur.

 

Biz Kimiz?

     Bizler hayatı bilim, akıl ve mantık süzgecinden geçirerek yaşayan, herhangi bir dine, peygamberlere, kutsal kitaplara vb inanmayan insanlarız. Doğaüstü inançların, özgürlüğü değil baskıyı getireceğinin farkına varmış bireyleriz. Hurafeye dayalı inançların olmadığı, bilimi temel alan ve özgür düşüncenin hüküm sürdüğü, insanca yaşamanın mümkün olduğu bir toplum hedefliyoruz.

 

     Peki biz neye inanıyoruz?  Öncelikle insanın en değerli evrimsel kazanımı olan empatinin, hoşgörünün ve aklın gücüne inanıyoruz. Elimizde başka bir yaşam olmadığına, dolayısıyla ne yapılacaksa burada, bu yaşam içerisinde yapılması gerektiğine inanıyoruz. Bu bağlamda gezegenimizin içindeki tüm güzelliklerle birlikte korunması gerektiğini düşünüyoruz.

 

     Anayasamıza göre “demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti” olan ülkemizde “Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.”

 

Oysa...

  • Türkiye’deki ateistler, agnostikler, panteistler, deistler vb olarak, bu özgürlüğün büyük ölçüde kağıt üzerinde kaldığını;

  • Dinsiz olmanın veya Müslüman olmamanın sosyal ve hukuki haklarımızı kısıtladığını;

  • İnançsız bireylerin profesyonel ve sosyal çevrelerine zarar vereceği korkusuyla din konusundaki gerçek düşüncelerini en yakınlarına bile söylemekten çekindiğini, sürekli gizlenmek durumunda kaldığını;

  • Küçük yaştan başlayan ve MEB müfredatında yer alan zorunlu din dersi yetmezmiş gibi, aile ve toplum tarafından dayatılan doğaüstü inançların da çocukların merak duygusunu, sorgulama sürecini ve bilimsel düşünceyi sınırladığını;

  • Topluma ve insanlığa faydalı nesillerin fikri hür, vicdanı hür bireylerden oluşacağını;

  • Düşüncelerin, ancak insanların fikirlerini özgürce ifade edebildiği, birbirleriyle saygı ve sevgi çerçevesinde yapıcı tartışmalara girebildiği ortamlarda yeşereceğini;

  • İnsanı değerli kılan erdemlerin, merhametin, barışın, saygı ve sevginin, empatinin; kısacası gerçek ahlakın, dinlerden değil temel insani değerlerden geldiğini ve bu değerlerin savunulması gerektiğini

…biliyoruz.

     Elbette tüm bunları bilmek tek başına yeterli değil. Ülkemizi daha aydınlık yarınlara taşımanın tek yolu el ele verip, bu hedef doğrultusunda örgütlü bir mücadeleye girişmek. Ateizm Derneği tam da bunun için var.

     Ateizm Derneği’nin kapıları herkese açıktır!